ChatGPT ile çalışanlar dikkat: Yeni araştırma, kolay öğrenmenin hafızaya pahalıya mal olabileceğini söylüyor
Yapay zekâ araçları öğrencilerin işini hızlandırıyor olabilir, ancak yeni bir araştırma bunun bir bedeli olabileceğini ortaya koydu. Üniversite öğrencileri üzerinde yapılan çalışmada, ChatGPT kullanarak hazırlık yapanların bilgiyi daha kısa sürede topladığı, ancak 45 gün sonra yapılan habersiz testte daha düşük puan aldığı görüldü. Bulgular, yapay zekânın öğrenmeyi kolaylaştırırken kalıcı hafızayı zayıflatabileceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Yapay zekâ destekli sohbet botları son dönemde ders çalışmadan iş hayatına, araştırmadan günlük planlamaya kadar çok geniş bir alanda kullanılıyor. Özellikle ChatGPT gibi araçlar, kısa sürede özet çıkarma, konuyu sadeleştirme, metin düzenleme ve örnek üretme gibi işleri kolaylaştırdığı için milyonlarca kişinin günlük alışkanlıklarının parçası haline geldi. Ancak bu kolaylığın, beynin öğrenme sırasında ihtiyaç duyduğu zihinsel çabayı azaltabileceği yönünde yeni bulgular gelmeye başladı.
Brezilya’daki Rio de Janeiro Federal Üniversitesi’nden yapay zekâ uzmanı André Barcaui tarafından yürütülen araştırmada 120 üniversite öğrencisi iki gruba ayrıldı. Öğrencilerin yarısına yapay zekâ konusunda hazırlayacakları ödevde ChatGPT kullanma izni verildi, diğer yarı ise geleneksel yöntemlerle çalıştı. Her iki grubun da aynı konuda 10 dakikalık bir sunum hazırlaması istendi.
SONUÇLAR ŞAŞIRTTI
Asıl dikkat çeken bölüm ise 45 gün sonra ortaya çıktı. Öğrencilere haber verilmeden yapılan sürpriz testte, ChatGPT kullanan grubun ortalaması 10 üzerinden 5,75 oldu. Geleneksel yöntemle çalışan grubun ortalaması ise 6,85’e ulaştı.
Aradaki fark ilk bakışta küçük gibi görünse de, araştırmaya göre bu oran standart bir sınav sisteminde neredeyse tam bir not seviyesine karşılık gelebilecek kadar önemli. Üstelik sadece ortalama puan değil, puanların dağılımı da dikkat çekti. Klasik yöntemle çalışan öğrencilerin sonuçları daha yüksek puanlarda toplanırken, ChatGPT kullanan grupta sonuçların daha dağınık olduğu görüldü.
Araştırmacı, bunun temel nedeninin “zihinsel yükün dışarıya aktarılması” olabileceğini düşünüyor. Yani kişi bilgiyi kendi çabasıyla arayıp işlemek yerine, önemli bir kısmını yapay zekâya bıraktığında, o bilgi hafızada daha zayıf yer ediyor.
HIZ VAR, KALICILIK YOK
Çalışmanın en çarpıcı yanlarından biri, yapay zekânın gerçekten zaman kazandırdığını da göstermesi oldu. ChatGPT kullanan öğrenciler ödev için ortalama 3,2 saat harcarken, geleneksel yöntemle çalışanlar ortalama 5,8 saat harcadı.
Başka bir deyişle yapay zekâ, öğrenme sürecini belirgin biçimde hızlandırdı. Ancak araştırma, hızla tamamlanan bu sürecin uzun vadeli hatırlama açısından aynı başarıyı getirmediğini ortaya koydu. Bu da eğitim dünyasında giderek büyüyen bir soruyu yeniden öne çıkarıyor: Daha hızlı öğrenmek gerçekten daha iyi öğrenmek anlamına geliyor mu?
Uzmanlara göre burada belirleyici olan şey, beynin öğrenme sırasında verdiği emek. Not almak, kaynak karşılaştırmak, bilgiyi kendi cümleleriyle yeniden kurmak ve zorlanarak anlamaya çalışmak, hafızanın güçlenmesinde önemli rol oynuyor. Yapay zekâ ise tam da bu zorlayıcı bölümlerin büyük kısmını kullanıcı adına üstlenebiliyor.
NASIL KULLANILMALI?
Araştırma, yapay zekânın tamamen zararlı olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, bu tür araçların araştırma ve eğitimde güçlü yardımcılar olabileceği kabul ediliyor. Ancak uzmanlar, yapay zekânın öğrenmenin yerine geçmemesi gerektiğini vurguluyor.
Çünkü hesap makinesi ya da arama motorlarında daha önce görülen “dijital amnezi” tartışması, şimdi çok daha güçlü araçlarla yeni bir boyuta taşınmış durumda. İnsanlar bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdıkça, o bilgiyi akılda tutma ihtiyacı ve alışkanlığı da zayıflayabiliyor.
Araştırmanın verdiği temel mesaj şu: ChatGPT gibi araçlar öğrenme sürecinde yardımcı olabilir, ama tüm yükü onlara bırakmak uzun vadede bilgiyi kalıcı hale getirmeyi zorlaştırabilir. Eğitimde asıl mesele, yapay zekânın sunduğu hız ve kolaylıktan yararlanırken, insan beyninin öğrenmek için ihtiyaç duyduğu çabayı tamamen ortadan kaldırmamak. Uzmanlara göre yapay zekâ çağında eski öğrenme ilkeleri geçerliliğini yitirmedi; tam tersine, her zamankinden daha önemli hale geldi.